Medicie Hospital Asya

IVF-Tüp Bebek Ünitesi

 

Özel Medicine Asya Hastanemiz yeni ve gelişen yüzüyle en son teknoloji ile üretilen embriyoloji ve androloji laboratuar cihazları ile donatılmış Tüp Bebek Ünitesi (IVF) hasta kabulüne başladı.
Tüp Bebek Ünitesi Direktörü Op. Dr. Berrin KARAKUY ve ekibi infertil çiftlerin ihtiyacı olan tanı ve tedavi yöntemlerinin ünite dahilinde günümüz teknoloji ve bilgi birikimini kullanarak gerçekleştirmektedir. Uygulanan tanı ve tedavi yöntemlerinin arasında spermiogram, ovulasyon takibi, intrauterin inseminasyon (aşılama), TESA ve TESE (azospermik olgularda testislerden sperm elde edilmesi), mikroenjeksiyon, embriyo dondurma, endoskopik cerrahi işlemler (laparoskopik operasyonlar ve histeroskopik girişimler) bulunmaktadır.




İNFERTİLİTE NEDİR?

Bir çiftin belirli bir süre korunmasız ilişkide bulundukları halde hamile kalamama durumudur. Başvuru için bekleme süresi 35 yaş altında 1 yıl, 35 yaş üstünde 6 aydır. Günümüzde çiftlerin %15\'inde infertilite sorunu bulunduğu kabul edilmektedir.

İnfertil çiftlerin yapılan muayene ve tetkiklerinde kadın, erkek yada her ikisinde de sorun bulunabilir. İnfertil çiftlerin yaklaşık %20\'sinde tüm tetkikler normal bulunabilir ve bu duruma açıklanamayan infertilite denir.

İnfertil çiftlerin tedavisinde öncelikle soruna yönelik yaklaşımlar, sorunun tesbit edilemediği durumlarda ise yardımcı üreme teknikleri kullanılır.

KADINLARDA İNFERTİLİTE NEDENLERİ

Yumurtalıklardan kaynaklanan problemler
Normal koşullarda tüm öncü yumurtalardan biri gelişip büyüyerek çatlar ve yumurtlama (ovulasyon ) oluşur. Yumurtlamanın olmaması ve adet düzensizlikleri infertilitenin en önemli nedenlerindendir. Adet görüldüğü halde yumurtlama olmayabilir. Polikistik over sendromu ve endometriozis gibi hastalıklar yumurtlamayı bozabilir. Beyinden salgılanan prolaktin ve TSH hormonlarındaki düzensizlikler de yumurtlamanın bozulmasına neden olur. Yumurtlamanın olmadığı saptanırsa öncelikle yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar kullanılır ve bu tedavi sonucunda %80 kadında yumurtlama gerçekleştirilebilir.

Tüplere ait problemler
Yaklaşık infertilite nedenlerinin %35’ini oluşturur. Daha önce geçirilmiş üreme organı enfeksiyonları, tüberküloz, batın içi operasyonlar (dış gebelik, sezaryen, apendisit op vb) tüplerin etrafında ve içinde yapışıklıklara neden olarak tüplerin fonksiyonunun bozulmasına neden olabilir. Tüplerin açıklığı HSG denen radyolojik yöntemle saptanabilir. Bu yöntem bir tanı metodu olmasına rağmen bazen radyoopak maddenin basınçla geçişi sonrası mukus tıkaçları açılabilir ve kendiliğinden gebelikler oluşabilir. İleri derecede hasara uğramış tüplerde gebelik şansı oldukça az olup bu durumda uygun tedavi tüp bebek yöntemidir.Bazı durumlarda Laporoskopik ameliyat tanı ve tedavide gerekebilir.
Rahim kaynaklı problemler
Rahimin yapısal problemleri doğuştan ya da sonradan gelişen problemler olabilir. Embriyonun tutunup gelişmesini sürdürebilmesi için endometrium denen rahim zarının sağlıklı ve yeterli kalınlıkta olması gerekir. Polip, myom, rahimiçi yapışıklılar gibi durumlar embriyonun yerleşmesini engellerler. Rahim içi problemleri en iyi histeroskopi denen yöntemle tanınıp tedavi edilebilir.
Rahim ağzı problemleri
Rahim ağzı salgısında, sperm yüzeyinde, seminal sıvıda ya da bu sayılan yapıların hepsinde spermleri öldüren ya da hareketsiz kılan salgılar(antikorlar) bulunabilir. Bu durumda en basit tedavi aşılama olarak adlandırılan yıkanmış, hazırlanmış, yoğunlaştırılmış spermlerin doğrudan rahim içine verilmesidir. 35 yaş altında 3 kez, 35 yaş üzerinde 2 aşılama uygulandığı halde gebelik elde edilemiyorsa tüp bebek ve mikroenjeksiyon gibi yöntemlere geçmek gerekir. Üçten fazla aşılama gebe kalma oranını değiştirmemektedir.
Karın zarını ilgilendiren problemler
Enfeksiyon, geçirilmiş operasyon ve endometriozis karın zarında yapışıklık oluşturabilir ve yumurtanın tüpler tarafından tutulmasını bozabilir.Yine Laparoskopi denen endoskopik yöntemle bu yapışıklıkların hem tanısı hem de tedavisi yapılabilir.
Açıklanamayan infertilite
Yapılan tüm testlere rağmen infertilite sebebinin belirlenemediği durumlardır. Bu durumda yumurtlamayı uyarıcı tedaviler ve aşılama uygulanabilir fakat başarı şansı düşüktür.
Yaş faktörü
Gebelik için en uygun yaş 25-35 yaşları arasıdır. Normal koşullarda korunmayan çiftin 1 yıl sonunda hamile kalma şansı %80, 2. yılda %10, 3. yılda %1,2, 4.yılda %0,6 dır. Kadın yaşı ilerledikçe hamile kalma ihtimali azalır. Özellikle 40 yaşından sonra hamilelik şansı ileri derecede azalır. Adetler düzenli olsa bile hamilelik ihtimali %10’un altına iner.Bunda yumurtalık kapasitesinin azalması, yumurta kalitesinin azalması ve endometriumun embriyoyu tutucu özelliklerinin azalması etkendir. Gebelik oluştuğunda da ileri anne yaşına bağlı olarak kromozom anomalileri ve düşük riski artar.



ERKEKTE İNFERTİLİTE NEDENLERİ

Hormonal kaynaklı
Sperm üretimini beyinden salgılanan FSH, LH adlı hormonlar uyarır. Bu hormonların düzensiz salgılanması sperm üretimini olumsuz etkiler.
İnmemiş testis
Anne karnındayken karın içinde bulunan testisler doğuma yakın dönemde skrotum denen torbalara iner. Bunun nedeni sperm yapımının vücut ısısından 4 derece düşük olduğu ortamda gerçekleşmesidir. Doğum sonrası erkek bebekte 1 yıl içinde testis krotuma inmediyse ileriki dönemlerde sperm yapımının olumsuz etkilenmemesi için cerrahi müdahale ile indirilmesi gerekir. İndirilmediği takdirde infertilite yanında testis kanserine bile neden olabilmektedir.
Varikosel
Testisi besleyen damarların genişlemesine varikosel adı verilir. Erkeklerin yaklaşık %15’inde görülür. Kan akımındaki yavaşlamanın testis ısısında artışa nadiren hormonlarda da değişiklik yaparak infertiliteye neden olabileceği düşünülüyor. Fakat her varikoseli olan erkeğin infertil olacağı anlamına gelemez. Daha önce partnerini gebe bırakmış erkeklerin %20 sinde varikosel tespit edilmiştir.
Varikosel sol tarafta daha sık görülür. Tanısı ultrasonografi ve muayene ile konulur. Cerrahi tedavi infertilite başka bir sebebinin bulunamadığı veya ağrıya neden olduğu durumlarda önerilir.
Enfeksiyon
Üreme organlarında kabakulak, bel soğukluğu (gonore), tüberküloz ve klamidya gibi enfeksiyonlar üreme kanallarında tıkanmaya hatta sperm üretiminde bozulmaya neden olabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar özellikle sperm kalitesini olumsuz etkilediğinden erken tanı ve tedavi önemlidir.
Testis Tümörleri
Testis tümörlerinin rayoterapi ve kemoterapi ile tedavisi sonrası sperm değerleri önemli oranda etkilenir. Bu gibi durumlarda tedavi öncesi spermin dondurularak saklanması uygun bir yöntemdir.
Testis Travmaları
Testis bölgesine olan yaralanma ve kazalar infertilite nedeni olabilir.
Genetik faktörler
Klineferter sendromu ve kistik fibrozis gibi genetik hastalıklar infertilite nedeni olabilir.
Sistemik Hastalıklar
Karaciğer böbrek hastalıklarında hormonların dengesizliğine bağlı olarak sperm yapımı etkilenebilir. Diyabet ( şeker hastalığı), hipertansiyon( yüksek tansiyon) infertilite nedeni olabilir. Sinir sistemine ait bozukluklar ereksiyon (sertleşme), ejakülasyon (boşalma) problemlerine yol açarak infertilite ile sonuçlanabilir.

ERKEK İNFERTİLİTESİNDE UYGULANAN TESTLER

En önemli test mastürbasyonla ele edilen ejakulatın incelenmesidir.
Spermiogram yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalar:
Ejakulat (meni) 3-5 günlük cinsel perhizi takiben verilmelidir.
Ejakulat tüp bebek merkezi tarafından verilen steril kaba alınmalıdır.
Mastürbasyon yapılırken sperme zararlı olabilecek tükürük, sabun ya da kayganlaştırıcı kullanılmamalıdır.
Ejakülat tüp bebek merkezinde verilmelidir.
Erkek infertilitesinden bahsedebilmek için en az 2 ay ara ile yapılmış 2 tetkikin olması gerekir.
Spermiogram değerlendirilirken, sayı, hareketlilik ve morfoloji dikkate alınır. Sperm sayısının 20 milyonun, hareketliliğin %30’un altında olması ve morfolojinin %4 den az olması anormal kabul edilir. Spermin dölleme fonksiyonunu etkileyen en önemli parametrenin morfoloji olduğu kabul edilir.Çünkü bu durum mikroenjeksiyon yönteminde bile başarıyla etkiliyebilmektedir.
Spermiyogramda anormallik veya fizik muayenede bir sorun olduğu zaman testesteron,FSH, LH hormonları sorunun testis kaynaklı olup olmadığı konusunda uyarıcı olur.
Spermiogramda hiç sperm hücresi bulunmaması durumuna azospermi denir. Azospermide sperm hücresi ya hiç üretilmiyordur ya da testiste sperm taşıyan kanallarda tıkanıklığa bağlı olarak ejakulatta hiç sperm görülemiyordur. Bu durumda cerrahi yollarla sperm elde etmek gerekir. Bu yöntemler PESA, MESA, TESA, TESE’dir. Hangi hastaya hangi yöntemin uygun olduğuna üroloji uzmanı karar verir, karar doğrultusunda embriyoloji laboratuarı ile koordineli olarak işlem gerçekleştirilir. Bütün bu işlemler lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.
PESA (Percutan Sperm Aspirasyonu)
Hastanın testisleri uyuşturulduktan sonra enjektör ile girilerek bir miktar testis dokusu çekilir, bu dokuda sperm araştırılır. Eğer yeterli miktarda sperm gelirse işleme son verilir. Bu işlemin avantaj herhangi bir cerrahi işlem yapmaksızın gerçekleştirilmesi ve kolay tekrarlanabilir olması olup dezavantajı yeterli sperm gelmemesi ve çevre dokulara zarar verebilmesidir.
MESA (Mikro Epididimal Sperm Aspirasyonu)
Testislerde üretilen spermi dışarı taşıyan kanalların (epididim) tıkanılağı ve yokluğunda uygulanır. Testisler ince bir kesi ile açılır epididime ulaşılır. Şişmiş bölgeden iğne aspirasyonu yapılıp laboratuara ulaştırılıp sayım yapılır. Eğer bulunan sperm sayısı yeterli ise işlem son verilir kesi bölgesi onarılır.
TESA (Testiküler Sperm Aspirasyonu )
Testisler bir kesi yardımı ile çevre dokulardan ayrılarak dışarı çıkarılır ve testis dokusuna iğne ile girilerek doku aspire edilir. Laboratuarda yeterli sperm bulunursa işleme son verilir.
TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu)
Bu yöntem testislerde sperm üretimi çok az olduğu durumlarda uygulanır. Lokal anestezi ile testisler açılır ve çok küçük parçalar alınarak embriyoloji laboratuarına iletilir. Spermler mikroskop yardımıyla testis dokusundan ayrıştırılarak daha sonra kullanılmak üzere saklanır.


İNFERTİLİTE TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

Aşılama (İntrauterin inseminasyon- IUI)

Bu yöntemle önce ilaçlarla yumurtalıklar uyarılır. Follikül adı verilen yumurta keselerinin boyutu belli büyüklüğe ulaşınca çatlama iğnesi uygulanır. Çatlatma iğnesinden belli zaman sonra androloji laboratuarında hazırlanan, yoğunluğu arttırılan sperm örneği jinekolojik muayene pozisyonunda ince bir kanül yardımıyla doğrudan rahim içine verilir.




Tüp Bebek (Invitro fertilizasyon -IVF)

Aşılamada olduğu gibi belli ilaçlarla yumurtalıklar uyarılarak bu kez çok sayıda yumurta gelişimi sağlanmaya çalışılır. Yumurtalar çatlamadan önce hafif bir anestezi altında ultrason yardımıyla folliküller içindeki yumurtalar toplanır. Laboratuar ortamında her yumurtanın etrafına 50.000-100.000 arasında sperm konularak döllenmenin oluşması beklenir. Döllenme oluştuğunda bölünmeler takip edilir ve 35 yaş altı bir 35 yaş üstü iki olmak üzere en iyi embriyo jinekolojik muayene pozisyonunda ultrason eşliğinde rahim içine transfer edilir.

Mikroenjeksiyon (İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu-ICSI)

Döllenme aşamasına kadar tüm basamaklar tüp bebek uygulamasında olduğu gibidir. Bu yöntemde farklı olarak toplanan her bir yumurta içine sperm mikroskop yardımıyla yerleştirilir. Bu yöntemle çok az sayıda spermi olan kişilere bile tüp bebek işlemi uygulanmış olur. Yine elde edilen embriyolardan 35 yaş altı bir 35 yaş üstü iki olmak üzere en iyi embriyorahim içine yerleştirilir.

Embriyo Dondurma (Cryopreservation)

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon yöntemleriyle elde edilen embriyoların transfer sonrasında kalanlardan en iyi olanları özel yöntemlerle dondurularak saklanabilir. Bu sayede gebeliğin oluşmadığı ya da oluşsa bile daha sonra tekrar gebelik isteyen kişilerde yumurta uyarıcı ilaçlar kullanılmaksızın ve yumurta toplama işlemleri yapılamaksızın yeni denemeler yapılabilir.




Embriyo Traşlama (Asisted Hatching)

Oluşan embriyoların duvarının mikroskop altında inceltilmesi işlemidir. Bu yöntemle embriyoların rahim duvarına tutunmasının daha kolaylaştığı düşünülmektedir. İleri yaşlardaki hastalarda, kalın duvarlı embriyolarda ve tekrarlayan IVF başarısızlıkları olanlarda kullanılır.

Testiküler Sperm Aspirasyonu (TESA)

Menide sperm bulunmadığı durumlarda ya sperm üretiminin olmadığı ya da sperm kanallarının tıkalı veya gelişmemiş olduğu düşünülür. Kanalların gelişmemiş ya da tıkalı olduğu durumda testislerden sıvı çekilip sperm hücresi bulunup bulunmadığı araştırılır. Bu yöntemle elde edilen spermler mikroenjeksiyon yönteminde kullanılarak gebelik elde edilmeye çalışılır.

Testiküler Sperm Ekstraksiyonu (TESE)

TESA yönteminden sonuç alınmadığında veya sperm üretiminin çok az olduğu durumlarda testislerde cerrahi müdahale ile parça alınması yöntemidir. Bu şekilde elde edilen spermler ICSI yönteminde kullanılır.


İNFERTİLİTE TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR


Ön Görüşme

Bu görüşmede tüp bebek doktorunuz daha önceden yapılmış tüm tetkikleri ve tıbbi öykünüzü inceleyerek sizin için uygun tedavi yöntemleri kararlaştırılır. Gerektiğinde ilave tetkikler istenebilir. Bütün incelemeler sonucunda tüp bebek gerekliliğine sizinle beraber karar verilir.

Tedaviye Hazırlık

Tüp bebek kararı verilen hasta tüp bebek doktoru tarafından muayene edilir, ultrason yapılır. Sperm analizi, hormon testleri ve rahim filmi gibi testler gerekli görüldüğü durumlarda tamamlanır. Bu hazırlıklar bir adet döneminde tamamlanıp bir sonraki adet döneminde tedaviye başlanır.



Tedavi Aşamaları

Adetin ilk günü hasta tarafından merkez aranarak adetin 2. ya da 3. günü için randevu alınır. Bu muayenede rahim ve yumurtalıklar değerlendirilip tedaviye engel bir durum olup olmadığı araştırılır. Hastaya tüp bebek hemşiresi tarafından kullanacağı ilaçlar ve kullanma şekilleri ayrıntılı olarak anlatılıp öğretilir. Yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde tedavi süresince hasta kendi enjeksiyonlarını kendisi ya da yakını evde bir sağlık personeline ihtiyaç duymaksızın uygulayabilir.
Hasta uygun aralıklarla kontrole çağrılır. Toplam yaklaşık 4-6 kontrolle folliküller toplanacak büyüklüğe gelir.
Zamanı geldiğinde çatlatma iğnesi yapılarak yumurtalar çatlamadan anestezi altında ultrason kılavuzluğunda tüm follikül sıvıları çekilerek yumurtalar toplanır.
Aynı gün erkekten sperm alınarak mikroenjeksiyonlar yapılır.
Embriyoların döllenmesi ve bölünmesi takip edilerek 2.-3. veya 5. gün transfer yapılır. yumurta sayısı çok az olanlarda ya da döllenme olmayanlarda transfer yapılamayabilir. Tüm bu tedavi adet başlangıcından itibaren 14-16 günde tamamlanır.
13 gün bekleme süresinde progesteron desteği için vaginal jel kullanılır. 13. günün sonunda kanda gebelik testi olarak bilinen beta HCG yapılır.
Test pozitif bulunanlarda gebeliğin normal seyredip seyretmediğini anlamak için 2 gün sonra test yenilenir.
Gebelik elde edilemeyen hastalar 1 hafta sonra negatif görüşmeye çağrılarak hastanın dosyası tedavi şekli ve seyri incelenerek sonraki tedaviler için program yapılır.


YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİNİN RİSKLERİ

Tedavide kullanılan ilaçlar bazı kişilerde baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet, yorgunluk, sıcak basması, sinirlilik, bulantı gibi yan etkiler yapabilir.

Hastanın tedaviye yanıt vermemesi ve ya yeterli sayıda follikül oluşmaması gibi durumlarda tedavi iptal edilebilir.

Folliküllerin yeterli büyüklüğe ulaşmasına rağmen yumurta toplama işlemi sırasında hiç yumurta elde edilemeyebilir.

Yumurta ve spermler normal olmasına karşın döllenme olmayabilir.

Bazı kişilerde hiperstimulasyon olarak adlandırılan bir tablo oluşabilir. Yumurtalık ve karın bölgesinde ağrılar ve karında sıvı birikmesi olabilir. Tablonun şiddetlendiği durumda nefes darlığı gelişebilir. Hiperstimülasyon genel bakım prensipleriyle zaman içinde iyileşir. Gebelik oluştuğunda tablonun düzelmesi gecikebilir.

Çoğul gebelik normal gebeliklere göre daha sık görülür. Bunun nedeni 3 ya da 4 embriyo transfer edilmesidir. Embriyolardan 3\\\'ünün tuttuğu durumlarda 9-11. haftalarda iğne ile gebelik keselerinden birine girilerek embriyo sayısı 2 \\\'ye düşürülür.

Başarısız tüp bebek denemelerinden sonraki dönemlerde adet düzensizlikleri görülebilir.

Yapılan çalışmalarda tüp bebek tedavisinden dolayı yumurtalıkların uyarılmasının daha sonra yumurtalık kanseri riskini arttırmamış olduğu gösterilmiştir.

Tüp bebek uygulamalarından doğan bebeklerin doğal yolla oluşan bebeklerden anomali riski yönünden farklı olmadığı gösterilmiştir.

Detaylı bilgi almak için 0216 397 59 00 numaralı telefondan randevu alabilirsiniz.

anlaşmalı kurumlar

     
Çağrı Merkezi